Geri
AKADEMİK

“Türkiye’deki tıp eğitimi ABD ve Avrupa ile aynı düzeyde”

10.05.2021

Uluslararası Tıp Fakültesi Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Jean de la Rosette ve Prof. Dr. Pilar Laguna, Türk sağlık sistemi ve Türkiye’deki yaşamları hakkında açıklamalarda bulundu.

“Türkiye’deki tıp eğitimi ABD ve Avrupa ile aynı düzeyde”

Akademik ve mesleki çalışmalarını Türkiye’de İstanbul Medipol Üniversitesi çatısı altında sürdüren dünyaca ünlü ürologlar Prof. Dr. Jean de la Rosette ve Prof Dr. Pilar Laguna Sabah Gazetesi’ne konuştu. Uluslararası Tıp Fakültesinde öğretim üyesi olarak görev yapan akademisyen çift, Türk sağlık sistemi ve Türkiye’deki yaşamları hakkında açıklamalarda bulundu.
İşte röportajdan öne çıkan kısımlar:
Türk sağlık sistemini ve tıp eğitimini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye, sağlık hizmetlerine çok fazla yatırım yapıyor, bu da ülkenin ekonomik ve sosyal gelişimini yansıtıyor. Nüfusun tıbbi ihtiyaçlarını karşılayan bir sağlık sistemine sahip. Bununla birlikte böyle bir sistemin türüne az rastlanır olması zayıf noktaları da beraberinde getiriyor. Kapasitenin doluluğa hızla ulaşılabilecek olması gibi. Özel sağlık sistemi, uygun şekilde düzenlendiğinde bunun olmasını engelleyecek bir dengeye ulaşmak için iyi bir alternatif. Gördüğümüz kadarıyla, üniversite müfredatı, Avrupa’daki üniversite ve eğitim programlarına çok benziyor. Genel olarak izlenimimiz, kendi alanımızdaki doktorlar için konuşursak iyi eğitilmiş, Avrupalı veya ABD’li meslektaşları ile aynı düzeyde oldukları yönünde. Önümüzdeki yıllarda çaba sarf edilmesi gereken alan ise, temel araştırmada artış sağlanması ve klinik araştırmanın yapılanması.
Türkiye’deki hekim adaylarına özellikle de ileride yurt dışında çalışmak isteyenlere dünya perspektifini bilen hekimler olarak ne söylemek istersiniz?
Yurtdışında çalışma konsepti pek çok efsanevi bileşenden oluşmakta. Hedefiniz, kendinizi geliştirme arzusu, farklı uygulamalar ve yöntemler hakkında bilgi edinme ve orijinal ortamınıza daha fazla uygulama ve yöntem kazandırmaksa doğrudur. Uluslararası ruhu tattıktan sonra, vatana geri dönmek ve kendi topluluğunuzun yararına katkıda bulunmak her zaman güzeldir. Ancak yurt dışında çalışmaya devam etme konusunda daha rahat hissediyorsanız bunu yapmanıza da bir engel yok.
Dünya, antibiyotik direncine karşı müthiş bir mücadele veriyor. Antibiyotik direncindeki en büyük kaynağın ürolojik enfeksiyonlar olduğu ifade ediliyor. Bu konuda nerede yanlış yapılıyor?
Dünya onlarca yıldır bu savaşın içinde. Artık antibiyotik kullanımının idrar yolu enfeksiyonlarını tedavi etmek için yanlış bir yaklaşım olduğunun farkındayız. Hollanda bu konuda Avrupa’da liderliği üstlendi ve birçok Avrupa ülkesi de bu kısıtlayıcı stratejiden faydalandı. Önemli olan, bir enfeksiyonun nedenini öğrenmek ve enfeksiyon için olası bir anatomik sebebin varlığını doğrulamak veya elemek için yapılan araştırmadır.

Röportajın tamamı Sabah Gazetesi’nde yayımlanmıştır, okumak için tıklayınız.